|
FiKiR VE SANAT ESERLERİ
KANUNU
Kanun Numarası :
5846 Kabul Tarihi : 5/12/1951 Yayımlandığı R.Gazete
Tarihi : 13/12/1951 Sayı: 7981 Yayımlandığı Düstur : Tertip:
3 Cilt: 33 Sayfa: 49
BİRİNCİ BÖLÜM Fikir ve
Sanat Eserleri
A)
Tarif
Madde 1 - Bu Kanuna göre eser;
sahibinin hususiyetini taşıyan ve aşağıdaki hükümler uyarınca ilim ve
edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri sayılan her nevi
fikir ve sanat mahsulüdür.
B)
Fikir ve sanat eserlerinin çeşitleri
I - İlim ve edebiyat
eserleri
Madde 2 - İlim ve edebiyat eserleri
şunlardır
1. (Değişik: 7/6/1995 - 4110/1 md.)
Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim
altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program
sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları,
2.
(Değişik: 1/11/1983-2936/1 md.) Her nevi rakıslar, yazılı koreografi
eserleri, Pandomimalar ve buna benzer sözsüz sahne
eserleri
3. (Değişik: 7/6/1995 - 4110/1 md.) Bedii vasfı
bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle, her
nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve
topoğrafyaya ait maket ve benzerleri, herçeşit mimarlık ve şehircilik
tasarım ve projeleri, mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne tasarım ve
projeleri.
(Ek: 7/6/1995 - 4110/1 md.) Arayüzüne temel
oluşturan düşünce ve ilkeleri de içine almak üzere, bir bilgisayar
programının herhangi bir ögesine temel oluşturan düşünce ve ilkeler eser
sayılmazlar.
II -
Musiki eserleri
Madde 3 - Musiki
eserleri, her nevi sözlü ve sözsüz bestelerdir.
III - Güzel sanat
eserleri
Madde 4 -
(Değişik: 7/6/1995 - 4110/2 md.) Güzel sanat eserleri, estetik değere
sahip olan;
1. Yağlı ve suluboya tablolar; her türlü
resimler, desenler, pasteller, gravürler, güzel yazılar ve tezhipler,
kazıma, oyma, kakma veya benzeri usullerle maden, taş, ağaç veya diğer
maddelerle çizilen veya tespit edilen eserler, kaligrafi,
serigrafi, 2. Heykeller, kabartmalar ve oymalar, 3.
Mimarlık eserleri, 4. El işleri ve küçük sanat eserleri,
minyatürler ve süsleme sanatı ürünleri ile tekstil, moda
tasarımları, 5. Fotoğrafik eserler ve slaytlar, 6.
Grafik eserler, 7. Karikatür eserleri, 8. Her türlü
tiplemelerdir. Krokiler, resimler, maketler, tasarımlar ve
benzeri eserlerin endüstriyel model ve resim olarak kullanılması, düşünce
ve sanat eserleri olmak sıfatlarını etkilemez.
IV - Sinema
eserleri
Madde 5 -
Sinema eserleri şunlardır:
1. Sinema filimleri; 2.
Öğretici ve teknik mahiyette olan veya günlük olayları tesbit eden filim-
ler; 3. Her nevi ilmi, teknik veya bedii mahiyette projeksiyon
diyapozitifleri.
Yukarda zikredilen eserler filim ve camdan
başka bir madde üzerine tesbit edilmiş olsa da projeksiyonla gösterildiği
takdirde sinema eserleri gurubuna girer. Sırf beste, nutuk,
konferans ve saireyi nakle yarıyan filimler sinema eseri
sayılmaz.
I -
Sahibinin adı belirtilen eserlerde:
Madde 11 - Yayımlanmış
eser nüshalarında veya güzel sanat eserinin aslında, o eserin sahibi
olarak adını veya bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kimse, aksi
sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır.
(Değişik:
7/6/1995 - 4110/5 md.) Umumi yerlerde veya radyo-televizyon aracılığı ile
verilen konferans ve temsillerde, mutad şekilde eser sahibi olarak
tanıtılan kimse o eserin sahibi sayılır, meğer ki, birinci fıkradaki
karine yoluyla diğer bir kimse eser sahibi sayılsın.
II -
Sahibinin adı belirtilmiyen eserlerde:
Madde 12 - Yayımlanmış
olan bir eserin sahibi 11 inci maddeye göre belli olmadıkça, yayımlıyan ve
o da belli değilse çoğaltan, eser sahibine ait hak ve salahiyetleri kendi
namına kullanabilir.
Bu salahiyetler, 11 inci maddenin 2 nci
fıkrasındaki karine ile eser sahibinin belli olmadığı hallerde konferansı
verene veya temsili icra ettirene aittir.
Bu maddeye göre
salahiyetli kimselerle asıl hak sahipleri arasındaki münasebetlere, aksi
kararlaştırılmamışsa, adi vekalet hükümleri uygulanır.
C) İşlenmeler
Madde 6 -
Diğer bir eserden istifade suretiyle vücuda getirilipte bu
esere nispetle müstakil olmıyan ve aşağıda başlıcaları yazılı
fikir ve sanat mahsulleri işlenmedir:
1. Tercümeler; 2.
Roman, hikaye, şiir ve tiyatro piyesi gibi eserlerden birinin bu
sayılan nevilerden bir başkasına çevrilmesi; 3. Musiki,
güzel sanatlar, ilim ve edebiyat eserlerinin filim haline sokulması veya
filime alınmaya ve radyo ve televizyon ile yayıma müsait bir şekle
sokulması; 4. Musiki aranjman ve tertipleri; 5. Güzel
sanat eserlerinin bir şekilden diğer şekillere sokulması; 6. Bir
eser sahibinin bütün veya aynı cinsten olan eserlerinin külliyat haline
konulması; 7. Belli bir maksada göre ve hususi bir plan dahilinde
seçme ve toplama eserler tertibi; 8. Henüz yayımlanmamış
olan bir eserin ilmi araştırma ve çalışma neticesinde yayımlanmaya
elverişli hale getirilmesi (İlmi bir araştırma ve çalışma
mahsulü olmayan alelade transkripsiyonlarla faksimileler bundan
müstesnadır.); 9. Başkasına ait bir eserin izah veya şerhi yahut
kısaltılması. 10. (Ek: 7/6/1995 - 4110/3 md.) Bir bilgisayar
programının uyarlanması, düzenlenmesi veya herhangi bir değişim
yapılması; 11. (EK: 7/6/1995 - 4110/3 md.) Belli bir maksada göre
ve hususi bir plan dahilinde verilerin ve materyallerin seçilip derlenmesi
sonucu ortaya çıkan veri tabanları (Ancak, burada sağlanan koruma, veri
tabanı içinde bulunan verilere materyalin korunması için genişletilemez).
İşliyenin hususiyetini taşıyan işlenmeler, bu kanuna göre eser
sayılır.
Ç)
Alenileşmiş ve yayımlanmış eserler
Madde 7 -
Hak sahibinin rızasiyle umuma arzedilen bir eser alenileşmiş
sayılır.
Bir eserin aslından çoğaltma ile elde nüshaları hak
sahibinin rızasiyle satışa çıkarılma veya dağıtılma yahut diğer bir
şekilde ticaret mevkiine konulma suretiyle umuma arzedilirse o eser
yayımlanmış sayılır.
5680 sayılı Basın Kanununun 3 üncü
maddesinin 2 nci fıkrası hükmü mahfuzdur.
İKİNCİ
BÖLÜM Eser Sahibi
A) Tarif
I - Genel
olarak
Madde 8 -
(Değişik: 7/6/1995 - 4110/4 md.) Bir eserin sahibi, onu meydana
getirendir.
Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin
mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça, memur, hizmetli ve işçilerin işlerini
görürken meydana getirdikleri eserlerin mali hak sahipleri bunları
çalıştıran veya tayin edenlerdir. Tüzel kişilerin uzuvları hakkında da bu
kural uygulanır.
Bir işlenmenin sahibi, asıl eser sahibinin
hakları mahfuz kalmak şartıyla, onu işleyendir.
Bir eserin
yapımcısı veya yayımlayıcısı, ancak eserin sahibi ile yapacağı sözleşmeye
göre mali hakları kullanabilir.
Sinematografik eserlerde;
yönetmen özgün müzik bestecisi ve senaryo yazarı, eserin birlikte
sahibidirler. Eserin birlikte sahipleri, mali hakları, yapacakları bir
sözleşmeyle ve uygun bir bedel karşılığında yapımcıya
devredebilirler.
Sinematografik eserin birlikte sahipleri
mali haklarını devrettikten sonra, aksine ya da özel bir hüküm bulunmadığı
taktirde yapımcı tarafından eserin çoğaltımına, dağıtımına, kamuya arzına,
kablolu iletimine, televizyon ya da başka araçlarla yayımına, alt yazı
yazılmasına ya da dublajına itiraz edemezler.
II - Eser
sahiplerinin birden fazla oluşu
Madde 9 -
Birden fazla kimselerin birlikte vücuda getirdikleri eserin kısımlara
ayrılması mümkünse, bunlardan her biri vücuda getirdiği kısmın sahibi
sayılır.
Aksi kararlaştırılmış olmadıkça, eseri birlikte
vücuda getirenlerden her biri bütün eserin değiştirilmesi veya
yayımlanması için diğerlerinin iştirakini istiyebilir. Diğer taraf muhik
bir sebep olmaksızın iştirak etmezse, mahkemece müsaade verilebilir. Aynı
hüküm mali hakların kullanılmasında da uygulanır.
III - Eser
sahipleri arasındaki birlik
Madde 10
- Birden fazla kimsenin iştirakiyle vücuda getirilen eser ayrılmaz bir
bütün teşkil ediyorsa, eserin sahibi, onu vücuda getirenlerin
birliğidir.
Birliğe adi şirket hakkındaki hükümler uygulanır.
Eser sahiplerinden biri, birlikte yapılacak bir muameleye muhik bir sebep
olmaksızın müsaade etmezse, bu müsaade mahkemece verilebilir. Eser
sahiplerinden her biri, birlik menfaatlerine tecavüz edildiği takdirde tek
başına hareket edebilir.
Bir eserin vücuda getirilmesinde
yapılan teknik hizmetler veya teferruata ait yardımlar, iştirake esas
teşkil etmez.
B) Eser
sahipliği hakkında karineler
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM Fikri Haklar
A) Eser sahibinin
hakları
I - Genel olarak
Madde 13 - Fikir ve sanat eserleri
üzerinde sahiplerinin mali ve manevi menfaatleri bu kanun dairesinde
himaye görür.
Eser sahibine tanınan hak ve salahiyetler
eserin bütününe ve parçalarına şamildir.
II - Manevi
haklar:
1. Umuma arz salahiyeti
Madde 14 - Bir eserin
umuma arzedilip edilmemesini, yayımlanma zamanını ve tarzını munhasıran
eser sahibi tayin eder.
Bütünü veya esaslı bir kısmı
alenileşmemiş olan, yahut ana hatları her hangi bir suretle henüz umuma
tanıtılmıyan bir eserin muhtevası hakkında ancak o eserin sahibi malümat
verebilir.
Eserin umuma arzedilmesi veya yayımlanma tarzı,
sahibinin şeref ve itibarını düşürecek mahiyette ise eser sahibi,
başkasına salahiyet vermiş olsa bile eserin gerek aslının ve gerek
işlenmiş şeklinin umuma tanıtılmasını veya yayımlanmasını menedebilir. Bu
haktan sözleşme ile vazgeçme hükümsüzdür. Diğer tarafın tazminat hakkı
mahfuzdur.
2. Adın belirtilmesi
salahiyeti:
Madde 15 - Eseri, sahibinin adı veya müstear adı
ile yahut adsız olarak, umuma arzetme veya yayımlama hususunda karar
vermek salahiyeti munhasıran eser sahibine aittir.
Bir güzel
sanat eserinden çoğaltma ile elde edilen kopyelerle bir işlenmenin aslı
veya çoğaltılmış nüshaları üzerinde asıl eser sahibinin ad veya
alametinin, kararlaştırılan veya adet olan şekilde belirtilmesi ve vücuda
getirilen eserin bir kopye veya işlenme olduğunun açıkça gösterilmesi
şarttır.
Bir eserin kimin tarafından vücuda getirildiği
ihtilaflı ise, yahut her hangi bir kimse eserin sahibi olduğunu iddia
etmekte ise, hakiki sahibi, hakkının tesbitini mahkemeden
istiyebilir.
(Ek: 7/6/1995 - 4110/6 md.) Eser
niteliğindeki mimari yapılarda, yazılı istem üzerine eserin görülen bir
yerine eser sahibinin uygun göreceği malzeme ile silinmeyecek biçimde eser
sahibinin adı yazılır.
3. Eserde değişiklik yapılmasını
menetmek:
Madde 16 - Eser sahibinin izni olmadıkça eserde
veyahut eser sahibinin adında kısaltmalar, ekleme ve başka değiştirmeler
yapılamaz.
Kanunun veya eser sahibinin müsaadesiyle bir eseri
işliyen, umuma arzeden, çoğaltan, yayımlıyan, temsil eden veya başka bir
suretle yayan kimse; işleme, çoğaltma, temsil veya yayım tekniği icabı
zaruri görülen değiştirmeleri eser sahibinin hususi bir izni olmaksızın da
yapabilir.
Eser sahibi kayıtsız ve şartsız olarak izin vermiş
olsa bile şeref veya itibarını yahut eserinin mahiyet ve hususiyetlerini
bozan her türlü değiştirmelere muhalefet hakkını muhafaza eder. Bu haktan
sözleşme ile vazgeçmek hükümsüzdür.
4. Eser sahibinin zilyed
ve malike karşı hakları:
Madde 17 - Çoğaltma veya işleme
hakkının sahibi bu hakların kullanılması için gerekli olan nispette
eserden faydalanmayı, aslın zilyedinden talep edebilir. Şu kadar ki, hak
sahibi eserin kendisine tevdiini istiyemez. (Değişik: 7/6/1995 -
4110/7 md.) Aslın maliki, eser sahibi ile yapmış olduğu sözleşme
şartlarına göre eser üzerinde tasarruf edebilir. Ancak eseri bozamaz ve
yok edemez ve eser sahibinin haklarına zarar veremez. (Ek:
7/6/1995 - 4110/7 md.) Eserin tek ve özgün olması durumunda eser sahibi,
kendisine ait tüm dönemleri kapsayan çalışma ve sergilerde kullanmak
amacıyla, koruma şartlarını yerine getirerek iade edilmek üzere eseri
isteyebilir.
5. Hakların kullanılması:
a) Genel
olarak:
Madde 18 - Mali hakların devamı süresi bitmiş olsa
da, eser sahibi gerçek kişi ise yaşadığı ve tüzelkişi ise devam ettiği
müddetçe 14, 15 ve 16 ncı maddeler gereğince haiz olduğu hakları
kullanabilir. Mümeyyiz bulunan küçükler ve kısıtlılar bu hakları
kullanmada kanuni temsilcilerinin rızasına muhtaç
değildirler.
b) Hakları kullanabilecek
kimseler:
Madde 19 - Eser sahibi 14 ve 15 inci maddelerin
birinci fıkralariyle kendisine tanınan salahiyetlerin kullanılış
tarzlarını tesbit etmemişse yahut bu hususu her hangi bir kimseye
bırakmamışsa bu salahiyetlerin ölümünden sonra kullanılması, vasiyeti
tenfiz memuruna; bu tayin edilmemişse sırasiyle sağ kalan eşi ile
çocuklarına ve mansup mirasçılarına, ana - babasına, kardeşlerine
aittir.
Eser sahibinin ölümünden sonra yukarıki fıkrada
sayılan kimseler eser sahibine 14, 15 ve 16 ncı maddelerin üçüncü
fıkralarında tanınan hakları, mali hakların devamı süresince ve her halde
eser sahibinin ölümünden itibaren 50 yıl içinde kendi namlarına
kullanabilirler.
Eser sahibi veya birinci ve ikinci fıkralara
göre salahiyetli olanlar, salahiyetlerini kullanmazlarsa; eser sahibinden
veya halefinden mali bir hak iktisap eden kimse meşru bir menfaati
bulunduğunu ispat şartiyle, eser sahibine 14, 15 ve 16 ncı maddelerin
üçüncü fıkralarında tanınan hakları kendi namına
kullanabilir.
Salahiyetli kimseler birden fazla olup müdahale
hususunda birleşemezlerse; mahkeme, eser sahibinin muhtemel arzusuna en
uygun bir şekilde basit yargılama usulü ile ihtilafı
halleder. (Değişik: 1/11/1983 - 2936/2 md.) 18 inci madde ile
yukarıdaki fıkralarda sayılan salahiyetli kimselerden hiçbiri bulunmaz
veya bulunup da salahiyetlerini kullanmazlarsa yahut ikinci fıkrada
belirlenen süreler bitmişse, eser memleketin kültürü bakımından önemli
görüldüğü takdirde, Kültür ve Turizm Bakanlığı 14, 15, 16 ncı maddelerin
üçüncü fıkralarında eser sahibine tanınan hakları kendi namına
kullanabilir.
III - Mali
haklar
1. Genel
olarak:
Madde 20 - (Değişik: 1/11/1983 - 2936/3
md.) Henüz alenileşmemiş bir eserden her ne şekil ve tarzda
olursa olsun faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Alenileşmiş
bir eserden eser sahibine münhasiran tanınan faydalanma hakkı, bu Kanunda
mali hak olarak gösterilenlerden ibarettir. Mali haklar birbirine bağlı
değildir. Bunlardan birinin tasarrufu ve kullanılması diğerine tesir
etmez.
Eser sahibinin meslek birliğine üye olması halinde,
yazılı yetki belgesinde belirttiği eseri ve ona ilişkin mali haklarının
takibi, teklif ücretlerinin tahsili, bu ücretlerin ve eserin dağıtımı
meslek birliği tarafından yapılır.
Yetki belgesiyle ilgili
esas ve usuller Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanacak
yönetmelikle belirlenir.
Bir işlenmenin sahibi, kendisine bu
sıfatla tanınan mali hakları, işleme hususunun serbest olduğu haller
dışında, asıl eser sahibinin müsaade ettiği nispette
kullanabilir.
2. Çeşitleri:
a) İşleme
hakkı:
Madde 21 - Bir eserden, onu işlemek suretiyle
faydalanma hakkı munhasıran eser sahibine aittir.
b)
Çoğaltma hakkı:
Madde 22 - (Değişik: 7/6/1995 - 4110/8 md.)
Bir eserin aslını veya işlenmelerini kısmen ya da tamamen çoğaltma hakkı,
münhasıran eser sahibine aittir.
Eserlerin aslından ikinci
bir kopyasının çıkarılması ya da eserin işaret, ses ve görüntü nakil ve
tekrarına yarayan, bilinen ya da ileride geliştirilecek olan her türlü
araca kayıt edilmesi, her türlü ses ve müzik kayıtları ile mimarlık
eserlerine ait plan, proje ve krokilerin uygulanması da çoğaltma sayılır.
Aynı kural, kabartma ve delikli kalıplar hakkında da
geçerlidir.
Çoğaltma hakkı, bilgisayar programının geçici
çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde, programın yüklenmesi, görüntülenmesi,
çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması fiillerini de
kapsar.
c) Yayma hakkı:
Madde 23 - (Değişik:
7/6/1995 - 4110/9 md.)
Bir eseri, onun aslından veya
işlenmesinden çoğaltma ile elde edilmiş nüshalarını dağıtmak, kiralamak
veya satışa çıkarmak ya da herhangi bir biçimde ticaret konusu yapmak ve
bu yoldan faydalanma hakkı yalnızca eser sahibinindir. Yurt dışında
çoğaltılmış kopyaların yurt içine getirilmesi durumunda, eseri yayma ve
faydalanma hakkı eser sahibinindir. Kendi izni olmadan yapılan nüshaların
ithalini yasaklama hakkı münhasıran eser sahibine
aittir.
Belirli nüshaların hak sahibinin yayma hakkını
kullanması sonucu mülkiyeti devredilerek ülke sınırları içinde ilk satışı
ya da dağıtımı yapıldıktan sonra bunların yeniden satışı ya da kiralanması
biçiminde yayımı, kiralama ve kamuya ödünç verme hakkı saklı kalmak
şartıyla, eser sahibine tanınan yayma hakkını ihlal etmez.
ç)
Temsil hakkı:
Madde 24 - Bir eserden, onun asıl veya
işlenmelerini doğrudan doğruya yahut işaret, ses veya resim
nakline yarıyan aletlerle umumi mahallerde okumak, çalmak, oynamak ve
göstermek gibi temsil suretiyle faydalanma hakkı munhasıran eser sahibine
aittir.
Temsilin umuma arzedilmek üzere vukubulduğu mahalden
başka bir yere her hangi bir teknik vasıta ile nakli de eser sahibine
aittir. (Ek: 1/11/1983-2936/4 md.) Temsil hakkı; eser sahibinin
veya meslek birliğine üye olması halinde, yetki belgesinde belirttiği
yetkiler çerçevesinde meslek birliğinin yazılı izni olmadan, diğer gerçek
ve tüzelkişilerce kullanılamaz. Ancak, 33 üncü ve 43 üncü maddelerdeki
hükümler saklıdır.
d) Radyo ile yayım
hakkı:
Madde 25 - Bir eserden, onun asıl veya işlenmelerini
radyo veya buna benziyen ve işaret, ses yahut resim nakline yarıyan diğer
teknik tesislerle yaymak; böylece yayılan eserleri diğer bir radyo
teşekkülünden naklen alarak ister telli, ister telsiz olsun tekrar yaymak
veya oparlör yahut buna benziyen ve işaret, ses yahut resim nakline
yarıyan diğer teknik tesislerle umumi mahallerde temsil etmek suretiyle
faydalanma hakkı munhasıran eser sahibine aittir.
3.
Süreler: a) Genel olarak:
Madde 26 - Eser sahibine
tanınan mali haklar zamanla mukayyettir. 46 ve 47 nci
maddelerdeki haller dışında koruma süresinin bitiminden sonra
herkes, eser sahibine tanınan mali haklardan faydalanabilir. Bir
eserin aslı veya işlenmeleri için tanınan koruma süreleri birbirine tabi
değildir. Bu hüküm 9 uncu maddenin birinci fıkrasındaki eserler
hakkında da uygulanır. Koruma süresi, eserin alenileşmesinden önce
cereyana başlamaz. Forma veya fasikül halinde yayımlanan eserlerde
son forma veya fasikülün yayımlandığı tarih, eserin aleniyeti tarihi
sayılır. Fasıla ile yayımlanan mütaaddit ciltlerden müteşkkil eserlerin
her bir cildi ile bülten, risale, mevkute ve yıllıklar gibi eserlerde
aleniyet tarihi bunlardan her birinin yayımlanma
tarihidir. Aleniyet tarihinden başlıyan süreler eserin ilk defa
alenileştiği veya dördüncü fıkraya göre alenileşmiş sayıldığı yıldan
sonraki senenin ilk gününden itibaren hesap olunur. Eser
sahibinin ölümünden itibaren başlıyan sürelerin hesabında, eser sahibinin
öldüğü seneyi takip eden yılın ilk günü başlangıç tarihi sayılır. 10 uncu
maddenin birinci fıkrasında zikredilen hallerde süre, eser sahiplerinden
son sağ kalanının ölüm tarihinden sonra başlar.
b) Sürelerin
devamı:
Madde 27 - (Değişik: 7/6/1995 - 4110/10
md.) Koruma süresi eser sahibinin yaşadığı müddetçe ve ölümünden
itibaren 70 yıl devam eder. Sahibinin ölümünden sonra alenileşen
eserlerde koruma süresi ölüm tarihinden sonra 70 yıldır. 12 nci
maddenin birinci fıkrasındaki hallerde koruma süresi, eserin
aleniyet tarihinden sonra 70 yıldır; meğer ki eser sahibi bu sürenin
bitmesinden önce adını açıklamış bulunsun, İlk eser sahibi tüzelkişi ise,
koruma süresi aleniyet tarihinden itibaren 70 yıldır.
c)
Türkçeye tercüme hususunda koruma süresi:
Madde 28 -
(Değişik: 7/6/1995 - 4110/11 md.) İlk defa Türkçe'den başka bir
dilde yayımlanmış olan bir ilim ve edebiyat eseri, yayımlandığı tarihten
itibaren 70 yıl içinde eser sahibi veya onun izniyle bir başka kişi
tarafından Türkçe çevirisi yapılarak yayımlanmamış ise, 70 yılın geçmesi
ile Türkçe'ye çevrilebilir.
ç) El işleri, küçük sanat
eserleri, fotoğraf ve sinema eserlerinde süre:
Madde 29 -
(Değişik: 7/6/1995 - 4110/12 md.) El işleri, küçük sanat
eserleri, fotoğraf ve sinema eserleri için koruma süresi, aleniyet
tarihinden itibaren 70 yıldır.
B) Tahditler: I -
Amme intizamı mülahazasiyle:
Madde 30 - Eser sahibine tanınan
haklar, eserin ispatı maksadiyle mahkeme ve diğer resmi makamlar
huzurunda ve alelıtlak zabıta ve ceza işlerinde bir muameleye konu teşkil
etmek üzere kullanılmasına mani değildir. Fotoğraflar, umumi emniyet
mülahazasiyle veya adli maksatlar için sahibinin rızası alınmaksızın,
resmi makamlar veya bunların emriyle başkaları tarafından her şekilde
çoğaltılabilir ve yayılabilir. Eserin her hangi bir suretle
ticaret mevkiine konmasını, temsilini veya diğer şekillerde kullanılmasını
meneden yahut müsaade veya kontrole bağlı tutan kamu hukuku hükümleri
mahfuzdur.
II - Genel menfaat mülahazasiyle: 1.
Mevzuat ve içtihatlar
Madde 31 - Resmen yayımlanan veya ilan
olunan kanun, tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge ve kazai kararların
çoğaltılması, yayılması, işlenmesi veya her hangi bir suretle bunlardan
faydalanma serbesttir.
2. Nutuklar:
Madde 32 -
Büyük Millet Meclisinde ve diğer resmi meclis ve
kongrelerde, mahkemelerde, umumi toplantılarda söylenen söz ve
nutukların, haber ve malümat verme maksadiyle çoğaltılması, umumi
mahallerde okunması veya radyo vasıtasiyle ve başka suretle
yayımı serbesttir. Hadisenin mahiyeti ve vaziyetin icabı gerektirmediği
hallerde söz ve nutuk sahiplerinin adı zikredilmiyebilir. Bu söz ve
nutukları birinci fıkrada zikredilenden başka bir maksatla çoğaltmak veya
diğer bir suretle yaymak eser sahibine aittir.
3. Temsil
serbestisi:
Madde 33 - Yayımlanmış bir eserin; umumi
mahallerde, munhasıran eğitim ve öğretim maksadiyle veya intifa kasdı
olmaksızın meccanen temsili serbesttir. Aynı kaide safi gelirleri tamamen
hayır gayelerine tahsis edilen müsamereler hakkında da
uygulanır. Bununla beraber eser sahibinin ve eserin adını mütat
şekilde zikretmek icap eder.
4. Eğitim ve öğretim için seçme
ve toplama eserler:
Madde 34 - (Değişik birinci fıkra:
7/6/1995 - 4110/13 md.) Yayımlanmış musiki, ilim ve edebiyat eserlerinden
ve alenileşmiş güzel sanat eserlerinden, maksadın haklı göstereceği bir
nispet dahilinde iktisablar yapılmak suretiyle, hal ve vaziyetinden eğitim
ve öğretim gayesine tahsis edildiği anlaşılan seçme ve toplama eserler
vücuda getirilmesi serbesttir. 2 nci maddenin üçüncü bendinde ve 4 üncü
maddenin birinci fıkrasının birinci ve beşinci bentlerinde gösterilen
neviden eserler, ancak seçme ve toplama eserin münderecatını aydınlatmak
üzere iktibas edilebilir. Ancak bu serbestlik,hak sahibinin meşru
menfaatlerine haklı bir sebep olmadan zarar verir veya eserden normal
yararlanma ile çelişir şekil- de
kullanılamaz.
Münhasıran okullara mahsus olarak
hazırlanan ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından onanan (okul-radyo)
yayımları için de birinci fıkra hükümleri uygulanır. Bütün bu
hallerde eser ve eser sahibinin adı mütat şekilde zikredilmek icap
eder.
5. İktibas serbestisi:
Madde 35 - Bir
eserden aşağıdaki hallerde iktibas yapılması caizdir:
1.
Alenileşmiş bir eserin bazı cümle ve fıkralarının müstakil bir ilim ve
edebiyat eserine alınması;
2 - Yayımlanmış bir bestenin en
çok tema, motif, pasaj ve fikir nevinden parçalarının müstakil bir musiki
eserine alınması;
3. Alenileşmiş güzel sanat eserlerinin ve
yayımlanmış diğer eserlerin, maksadın haklı göstereceği bir nispet
dahilinde ve münderacatını aydınlatmak maksadiyle bir ilim eserine
konulması;
4. Alenileşmiş güzel sanat eserlerinin ilmi
konferans veya derslerde, konuyu aydınlatmak için projeksiyon ve buna
benzer vasıtalarla gösterilmesi. İktibasın belli olacak şekilde yapılması
lazımdır. İlim eserlerinde, iktibas hususunda kullanılan eserin ve eser
sahibinin adından başka bu kısmın alındığı yer belirtilir.
6. Gazete
münderecatı:
Madde 36 - Basın Kanununun 15 inci maddesi hükmü
mahfuz kalmak üzere basın veya radyo tarafından umuma yayılmış bulunan
günlük havadisler ve haberler serbestçe iktibas
olunabilir. Gazete veya dergilerde çıkan içtimai, siyasi veya
iktisadi günlük meselelere mütaallik makale ve fıkraların iktibas hakkı
sarahaten mahfuz tutulmamışsa aynen veya işlenmiş şekilde diğer gazete ve
dergiler tarafından alınması ve radyo vasıtasiyle veya diğer bir suretle
yayılması serbesttir. İktibas hakkı mahfuz tutulsa bile sözü geçen makale
ve fıkraların kısaltılarak basın özetleri şeklinde alınması, radyo
vasıtasiyle veya diğer bir suretle yayılması caizdir. Bütün bu
hallerde, iktibas edilen gazete, dergi ve ajansın ve eğer bunlar da başka
bir kaynaktan alınmışlarsa o kaynağın adı, tarih ve sayısından başka
makale sahiplerinin adı, müstear adı veya alameti zikredilmek
icabeder.
7. Röportaj:
Madde 37 - Röportaj
mahiyetinde olmak üzere günlük hadiselere bağlı olarak fikir ve sanat
eserlerinden bazı parçaların işaret, ses veya resim nakline yarıyan
vasıtalara alınması caizdir. Bu şekilde alınmış paraların çoğaltılması,
yayılması, temsil edilmesi veya radyo ile yayınlanması serbesttir.
Alenileşmiş ilim ve edebiyat eserlerinden bazı parçaların röportaj
çerçevesini aşmamak şartiyle radyo vasıtasiyle yayınlanması
caizdir.
III - Hususi menfaat mülahazasiyle: 1.
Şahsan kullanma:
Madde 38 - (Değişik: 7/6/1995 - 4110/14
md.) Bütün fikir ve sanat eserlerinin, yayımlanma veya kar amacı
güdülmeksizin şahsen kullanmaya mahsus çoğaltılması mümkündür. Ancak, bu
çoğaltma hak sahibinin meşru menfaatlerine haklı bir sebep olmadan zarar
veremez ya da eserden normal yararlanmaya aykırı olamaz. Herkes
birinci fıkra hükmü çerçevesinde musiki, ilim ve edebiyat eserlerini
işleyebileceği gibi başkasına da işletebilir. Sözleşmede
belirleyici hükümlerinin yokluğu durumunda, hata düzeltme de dahil,
bilgisayar programının düşünüldüğü amaca uygun kullanımı için gerekli
olduğu durumda, bilgisayar programının onu hukuki yollardan edinen kişi
tarafından çoğaltılması ve işlenmesi serbesttir.
Bilgisayar
programını yasal yollardan edinen kişinin programı yüklemesi, çalıştırması
ve hataları düzeltmesi sözleşme ile önlenemez. Bilgisayar programının
kullanımı için gerekli olduğu sürece, bilgisayar programını kullanma
hakkına sahip kişinin bir adet yedekleme kopyası yapması sözleşme ile
önlenemez. Bilgisayar programının kullanım hakkına sahip kişinin
yapmaya hak kazandığı bilgisayar programının yüklenmesi, görüntülenmesi,
çalıştırılması, iletilmesi veya depolanması fiillerini ifa ettiği sırada,
bilgisayar programının herhangi bir ögesi altında yatan düşünce ve
ilkeleri belirlemek amacı ile, programın işleyişini gözlemlemesi, tetkik
etmesi ve sınaması serbesttir. Bağımsız yaratılmış bir bilgisayar
programı ile diğer programların araişlerliğini gerçekleştirmek üzere
gerekli bilgileri elde etmek için,bilgisayar programının çoğaltılması ve
işlenmesi anlamında kod'un çoğaltılmasının ve kod formunun çevirisinin de
zorunlu olduğu durumlarda, bu fiillerin ifası aşağıdaki şartların
karşılanması halinde serbesttir:
1. Bu fiillerin, ruhsat
sahibi veya bir bilgisayar programının kopyasını kullanma hakkı sahibi
diğer bir kişi tarafından veya onların adına bunu yapma ya yetkili kişi
tarafından ifa edilmesi,
2. Araişlerliği gerçekleştirmek için
gerekli bilginin, (1) numaralı bentte belirtilen kişilerin kullanımlarına
sunulmaması,
3. Bu fiillerin, araişlerliği gerçekleştirmek
için gereken program parçaları ile sınırlı olması.
Yukarıdaki
fıkra hükümleri, onun uygulanması ile elde edilen
bilgilerin;
1. Bağımsız yaratılmış bilgisayar programının
araişlerliğini gerçekleştirmenin dışında diğer amaçlar için
kullanılmasına,
2. Bağımsız yaratılmış bilgisayar programının
araişlerliği için gerekli olduğu durumlar dışında başkalarına
verilmesine,
3. İfade ediliş bakımından esastan benzer bir
bilgisayar programının geliştirilmesi, üretilmesi veya pazarlanması veya
fikri hakları ihlal eden herhangi diğer bir fiil için kullanılmasına, İzin
vermez.
Altıncı ve Yedinci fıkra hükümleri, programdan normal
yararlanma ile çelişir veya hak sahibinin meşru yararlarına makul olmayan
müdahale eder şekilde kullanılmasına izin verecek tarzda
yorumlanamaz.
2. Bestekarlara tanınan
haklar:
Madde 39 - (Değişik: 7/6/1995 - 4110/15
md.) Bir edebiyat eseri, ancak eser sahibinin yazılı izniyle
müzik eserinde kullanılabilir. Herhangi bir müzik eserinde
kullanılan her türden güfte, libretto ve benzeri eserler bestelendiğinde,
ortak eser kayıt, tescil ve ticari dolaşıma konulmadan önce bu izin her
aşamada belgelendirilir ve hak sahipleri ile diğer ilgililer tarafından
denetlenir. Güftelerin, konser ve radyo-televizyon programlarına konularak
parasız dağıtılması ve ses taşıyıcılarının üstünde veya bunlarla birlikte
verilmek üzere bastırılması mümkündür. Bu imkanlardan yararlanan kimse,
edebiyat eserinin ve eser sahibinin adını belirtmek
zorundadır.
3. Kopye ve teşhir:
Madde 40 - Umumi
yollar, caddeler ve meydanlara, temelli kalmak üzere konulan güzel sanat
eserlerini; resim, grafik, fotoğraf ve saire ile çoğaltma, yayma, umumi
mahallerde projeksiyonla gösterme, radyo ve benzeri vasıtalarla yayımlama
caizdir. Bu salahiyet mimarlık eserlerinde yalnız dış şekle
munhasırdır. Üzerlerine, sahibi tarafından sarahaten menedici bir
kayıt konulmuş olmadıkça güzel sanat eserleri, malikleri veya bunların
muvafakatiyle başkaları tarafından umumi mahallerde teşhir
edilebilir. Açık artırma ile satılacak eserler umuma teşhir
olunabilir. Umumi mahallerde teşhir edilen veya açık artırmaya konulan bir
eseri sergi veya artırmayı tertip eden kimseler tarafından bu maksatlarla
çıkarılacak kataloğ, kılavuz veya bunlara benzer matbualar vasıtasiyle
çoğaltma ve yayma caizdir.
Bu hallerde, aksine yerleşmiş adet
yoksa, eser sahibinin adının
zikrinden vazgeçilebilir.
4. Plak, video kasetleri
ve ses kasetlerinin umumi mahallerde kullanılması:
Madde 41 -
(Değişik: 1/11/1983-2936/6 md.) Eser sahibinin izniyle, ses,
görüntü veya ses ve görüntü tekrarına yarayan vasıtalara alınmış bu umumi
mahallerde temsil edilmek üzere özel işaretlenmiş olan musiki, ilim ve
edebiyat eserlerinin umumi mahallerde çalınması veya gösterilmesi
suretiyle temsili mümkündür. Ancak, özel olarak işaretlenmemiş plak, video
kaset ve ses kasetlerinden eser sahibinin veya yetkili kıldığı hallerde
meslek birliğinin uygun bir bedeli tazminat olarak isteme hakları
saklıdır.
Bu tazminat miktarının tespiti, takibi, eser sahibi
ile meslek birliği arasında paylaştırılmasına ilişkin usul ve esaslar;
Türkiye Radyo - Televizyon Kurumu ile meslek birliğinin görüşü alındıktan
sonra, Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelikle
belirlenir.
IV - Hükümete tanınan yetkiler: 1.
Meslek birliklerinin kurulması:
Madde 42 - (Değişik:
1/11/1983-2936/7 md.) (Değişik birinci fıkra: 7/6/1995 - 4110/16
md.) Eser sahipleri ve komşu hak sahipleri, üyelerinin ortak çıkarlarını
korumak ve mevzuatın öngördüğü esas ve usuller içinde bu Kanun ile
tanınmış haklarının takibini, alınacak ücretlerin tahsilini ve hak
sahiplerine dağıtımını sağlamak üzere, Kültür Bakanlığnca hazırlanan ve
Bakanlar Kurulunca onaylanan tüzük ve tip statülere uygun olarak meslek
birlikleri kurabilirler. Alan tespiti tüzük ile belirlenir. Aynı
alanda birden fazla meslek birliği kurulabilir. Her birlik ihtiyaçlar
doğrultusunda şubeler açarak çalışabilir.
Değişik: (7/6/1995
- 4110/16 md.) Meslek birlikleri, Kültür Bakanlığınca hazırlanarak
Bakanlar Kurulunca onaylanan tip statüye uygun olarak, bir üst kuruluş
kurabilirler. Meslek birlikleri ve federasyon özel hukuka tabi
tüzelkişilerdir. Üyeleri sermaye koymak, kar ve zarara, hukuki mesuliyete
iştirak etmekle yükümlü tutulamazlar. Meslek birliklerinin ve federasyonun
tip statülerinde genel kurul, yönetim kurulu, denetleme kurulu, teknik
bilim kurulu ve haysiyet kurulu mecburi organ olarak düzenlenir. Bu
birliklerin ve federasyonun kurulması, kontrolü; denetlenmesi ile ilk
genel kurullarını toplayabilmeleri için gerekli en az üye
sayısı, diğer ihtiyari organları, kurullarının teşekkül tarzı,
üye sayısı ve görevleri üyeliğe girme, çıkma ve çıkarılma şartları,
şubelerini kurabilecekleri bölgelerin tespiti, yurt içi ve yurt dışındaki
kamu kurum ve kuruluşları, gerçek ve özel hukuk tüzelkişileri ile olan
ilişkileri, bu ilişkilerdeki hak ve yetkileri, üyeleriyle olan mali
ilişkileri, elde edilen telif ücreti ve tazminatların dağıtımı ve diğer
usul ve esaslara ilişkin hususlar; ilgili kuruluşların
görüşleri alındıktan sonra Kültür ve Turizm Bakanlığınca
hazırlanacak tüzükle belirlenir.
4/10/1983 tarihli ve 2908
sayılı Dernekler Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 30,
37, 40, 42, 43, 44, 45, 48, 65, 66, 67, 68, 69, 70 ve 90 ıncı maddeleri,
bu maddeye göre kurulacak meslek birlikleri ve federasyon için de ceza
hükümleriyle birlikte uygulanır. Türk uyruklu eser sahiplerinin
mali hakları, ülke içinde bu maddeye göre kurulan meslek birlikleri
dışında; başka birlik, dernek ve benzeri kuruluşlar tarafından takip
edilemez.
Radyo-Televizyon Yayınlarında Telif Hakkı
(1)
Madde 43 - (Değişik: 7/6/1995 - 4110/17
md.) Radyo-Televizyon yayınlarında kullanılan fikir ve sanat
eserlerine telif hakkı ödenir. --------------- (1) Bu
madde başlığı 7/6/1995 tarih ve 4110 sayılı Kanunun 17 nci maddesi
ile değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
Her tür
yayınlarda; tanıtım amacıyla kullanılan eserin tümü üzerindeki hakları
zedelemeyecek düzeydeki kısa tespitler için eser sahiplerinden izin
alınmaz ve herhangi bir ücret ödenmez. Eserlerin herhangi bir
bölümünün söz veya müzik programlarını tanıtma, yardımcı dramatik unsur,
sinyal, jenerik, geçiş müziği ve benzeri maksatlarla kullanılması kısa
tespit sayılır. Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunun kısa dalga
radyo istasyonlarından yurt dışına yapılacak yayınlarda yararlanılan
eserler dolayısıyla eser sahiplerine ücret ödenmez.
3. Fikir
ve sanat eserlerinin işaretlenmesi:
Madde 44 - (Değişik:
7/6/1995 - 4110/18 md.) Mali hak sahipleri ile fikir ve sanat
eserlerinin işaret, ses ve resimle tekrarına yarayan aletleri imal edenler
ve basanlar; bu Kanunun öngördüğü şekilde çoğaltarak satışa çıkarılacak,
dağıtılacak veya başka türlü ticaret mevkiine konacak bir eserin bütün
nüshalarında işaret ve seri numarası bulundurmakla müştereken
yükümlüdürler.
Her türlü boş video kaseti, ses kaseti,
kompakt disk, bilgisayar disketi imal veya ticari amaçla ithal eden gerçek
ve tüzel kişiler, imalat veya ithalat bedeli üzerinden yüzde beşi geçmemek
üzere Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenecek orandaki miktarı keserek, bir
ay içinde topladıkları meblağı,sonraki ayın engeç yarısına kadar Kültür
Bakanlığı adına bir ulusal bankada açılacak özel hesaba yatırmakla
yükümlüdürler.
Bakanlık, bu hesapta toplanan miktarın
3/4'ünü, meslek birliklerinin temsil ettikleri hak sahiplerine dağıtılmak
üzere meslek birlikleri arasında paylaştırır. Meslek birlikleri bu parayı,
Bakanlığın onaylayacağı dağıtım planlarına göre hak sahiplerine dağıtır.
Bakanlık bu planları onaylarken, meslek birliklerince temsil edilen
eserlerin özel kopyalama miktarını gözönüne alır. Bakanlık, bu miktarın
geri kalan 1/4'ünü, kültürel ve sosyal amaçlarla ve fikri haklara
tecavüzün önlenmesi için kullanır.
Fikir ve sanat eserleri
nüshalarının şahsi veya umumi mahallerde temsil edilmek amacıyla
kullanımlarına göre üzerlerine konacak işaret ve seri numaralarına, bunu
taşımayan nüshaların toplattırılmasına, çoğaltılan ve dağıtılan nüsha
sayısının kime bildirileceğine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar
Kültür Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle tespit
edilir.
4. Güzel sanat eserlerinin satış bedellerinden pay
verilmesi:
Madde 45 - 4 üncü maddenin 1 inci ve 2 nci
bendinde sayılan güzel sanat eserlerinin asıllariyle 2 nci maddenin 1 inci
bendinde ve 3 üncü maddede sayılıpta yazarlarla bestecilerin el yazısiyle
yazılmış eserlerinin asıllarından biri eser sahibi veya mirasçıları
tarafından bir defa satıldıktan sonra eser, koruma süresi içinde bir
sergide veya açık artırmada yahut bu gibi eşyayı satan bir mağazada satış
konusu olarak elden ele geçtikçe bu satış bedeli ile bir önceki satış
bedeli arasında açık bir nispetsizlik bulunması halinde satıcıya her
defasında, bedel farkından münasip bir payı eser sahibine, bu ölmüşse
miras hükümlerine göre üçüncü dereceye kadar (Bu derece hariç)
kanuni mirasçılarına ve eşine, bunlar da yoksa mesleki birliğe
vermek borcu bir kararname ile
yükletilebilir.
Kararnamede:
1. Bedel farkının
yüzde onunu geçmemek şartiyle farkın nispetine göre tesbit edilecek bir
pay tarifesi; 2. Bedeli kararnamede tesbit edilecek miktarı
aşmıyan satışların pay vermek borcundan muaf
tutulacağı; 3. Eser nevileri itibariyle mesleki birliğin hangi
kolunun ilgili sayılabileceği; gösterilir. Satışın vukubulduğu
müessese sahibi satıcı ile birlikte müteselsilen mesuldür. Cebri
satış hallerinde pay ancak diğer alacaklar tamamen ödendikten sonra
ödenir. Pay verme borcunun zamanaşımı, bu borcun doğumunu intaç
eden satıştan itibaren beş yıldır.
5. Devletin faydalanma
salahiyeti:
Madde 46 - (Değişik: 1/11/1983 - 2936/10
md.) Çoğaltma ve yayımı eser sahibi tarafından açıkça men
edilmemiş olan ve umumi kütüphane, müze ve benzeri müesseselerde saklı
bulunan henüz yayımlanmamış veya alenileşmemiş eserler, mali haklarla
ilgili koruma süresi dolmuş olmak şartıyla, bulunduğu kamu kurum ve
kuruluşuna ait olur. Bunlardan kamu kurum ve kuruluşları ile bilimsel
vesair amaçla yararlanmak isteyen kişi ve kuruluşların izin alacakları
merci ve bunlardan alınacak ücretlerle bu ücretlerin hangi kültürel
gayelerde sarfedileceği ve diğer hususlar, ilgili kuruluşların görüşü
alındıktan sonra Kültür ve Turizm Bakanlığınca hazırlanacak tüzükle
belirlenir.
6. Kamuya maletme:
Madde 47 - Bir
kararname ile memleket kültürü için önemi haiz görülen bir eser üzerindeki
mali haklardan faydalanma salahiyeti, hak sahiplerine münasip bir bedel
ödenmesi suretiyle koruma süresinin bitiminden önce kamuya
maledilebilir. Bu hususta karar verilebilmesi için eserin
Türkiye'de veya Türk vatandaşları tarafından Türkiye dışında yayımlanmış
olması ve aynı zamanda eser nüshalarının iki yıldan beri tükenmiş
bulunması ve hak sahibinin münasip bir süre içersinde bunun yenisini
yayımlıyacağının da ihtimal dışında görülmüş olması
lazımdır.
Bu kararnamede: 1. Eser ve sahibinin
adı; 2. Müktesep hakları ihlal edilen kimselere ödenecek
bedel; 3. Mali hakları kullanacak makam veya
müessese; 4. Verilen bedelin itfasından sonra elde edilecek safi
karın hangi kültürel gayelere tahsis
edileceği; yazılır.
DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM Sözleşme ve Tasarruflar
A) Hayatta vaki
tasarruflar: I - Asli iktisap:
Madde 48 - Eser
sahibi veya mirasçıları kendilerine kanunen tanınan mali hakları süre, yer
ve muhteva itibariyle mahdut veya gayrimahdut, karşılıklı veya karşılıksız
olarak başkalarına devredebilirler. Mali hakları sadece kullanma
salahiyeti de diğer bir kimseye
bırakılabilir. (Ruhsat). Yukardaki fıkralarda sayılan
tasarruf muameleleri henüz vücuda getirilmemiş veya tamamlanacak
olan bir esere taallük etmekte ise batıldır.
II - Devren
iktisap:
Madde 49 - Eser sahibi veya mirasçılarından mali bir
hak veya böyle bir hakkı kullanma ruhsatını iktisap etmiş olan bir kimse,
ancak bunların yazılı muvafakatiyle bu hakkı veya kullanma ruhsatını diğer
birine devredebilir. İşleme hakkının devrinde, devren iktisap eden
kimse hakkında da eser sahibi veya mirasçılarının aynı suretle muvafakatı
şarttır.
III - Sözleşmeler:
1. Vücuda
getirilecek eserler:
Madde 50 - 48 ve 49 uncu maddelerde
sayılan tasarruf muamelelerine dair taahhütler, eser henüz vücuda
getirilmeden önce yapılmış olsa dahi muteberdir. Eser sahibinin ileride
vücuda getireceği eserlerin bütününe veya muayyen bir nevi'ine taallük
eden bu kabil taahhütleri taraflardan her biri, ihbar tarihinden bir yıl
sonra hüküm ifade etmek üzere feshedebilir. Eser tamamlanmadan
önce, eser sahibi ölür veya tamamlama kabiliyetini zayi eder, yahut kusuru
olmaksızın eserin tamamlanması imkansız hale gelirse zikri geçen
taahhütler kendiliğinden münfesih olur. Diğer tarafın iflas etmesi veya
sözleşme uyarınca devraldığı mali hakları kullanmaktan aciz duruma düşmesi
yahut kusuru olmaksızın kullanmanın imkansız hale gelmesi hallerinde de
aynı hüküm caridir.
2. İlerideki faydalanma
imkanları:
Madde 51 - İleride çıkarılacak mevzuatın eser
sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları
tarafından kullanılmasına mütaallik sözleşmeler batıldır. İleride
çıkarılacak mevzuatla mali hakların şümulünün genişletilmesi veya koruma
süresinin uzatılmasından doğacak salahiyetlerden vazgeçmeyi yahut bunların
devrini ihtiva eden sözleşmeler hakkında aynı hüküm
caridir.
IV - Şekil:
Madde 52 - Mali haklara
dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların
ayrı ayrı gösterilmesi şarttır.
V - Tekeffül: 1.
Hakkın mevcut olmaması:
Madde 53 - Mali bir hakkı başkasına
devreden veya kullanma ruhsatını veren kimse, iktisap edene karşı hakkın
mevcudiyetini Borçlar Kanununun 169 ve 171 inci maddeleri hükmünce
zamindir. Haksız fiillerden ve sebepsiz mal iktisabından doğan talepler
mahfuzdur.
2. Salahiyetin mevcut olmaması:
Madde
54 - Mali bir hakkı yahut kullanma ruhsatını devre salahiyetli olmıyan
kimseden iktisap eden, hüsnüniyet sahibi olsa bile himaye görmez.
Salahiyeti olmaksızın mali bir hakkı başkasına devreden veya kullanma
ruhsatını veren kimse; salahiyeti bulunmadığına diğer tarafın vakıf
olduğunu veya vakıf olması lazımgeldiğini ispat etmedikçe tasarrufun
hükümsüz kalmasından doğan zararı tazminle mükelleftir. Kusur halinde
mahkeme; hakkaniyet gerektiriyorsa daha geniş bir tazminata hükmedebilir.
Haksız fiillerden ve sebepsiz mal iktisabından doğan talepler
mahfuzdur.
VI - Yorum kaideleri: 1.
Şümul:
Madde 55 - Aksi kararlaştırılmış olmadıkça mali bir
hakkın devri veya bir ruhsatın verilmesi eserin tercüme veya sair
işlenmelerine şamil değildir.
2. Ruhsat:
Madde
56 - Ruhsat; mali hak sahibinin başkalarına da aynı ruhsatı vermesine mani
değilse (basit ruhsat), yalnız bir kimseye mahsus olduğu takdirde (tam
ruhsat) tır. Kanun veya sözleşmeden aksi anlaşılmadıkça her ruhsat basit
sayılır. Basit ruhsatlar hakkında hasılat kirasına, tam ruhsatlar
hakkında intifa hakkına dair hükümler uygulanır.
3.Mülkiyetin
intikali:
Madde 57 - Asıl veya çoğaltılmış nüshalar
üzerindeki mülkiyet hakkının devri, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, fikri
hakların devrini ihtiva etmez. Bir güzel sanat eseri üzerinde çoğaltma
hakkını haiz olan bir kimseden kalıp ve sair çoğaltma aletlerinin
zilyedliğini iktisap eden kimse, aksi kararlaştırılmamışsa, çoğaltma
hakkını da iktisap etmiş sayılır. Bir sinema eserinin çoğaltılmış
nüshaları üzerinde mülkiyet iktisap eden kimse, aksi kararlaştırılmamışsa,
temsil hakkını da iktisap etmiş sayılır.
VII - Cayma
hakkı:
Madde 58 - Mali bir hak veya ruhsat iktisap eden
kimse, kararlaştırılan süre içinde ve eğer bir süre tayin edilmemişse
icabı hale göre münasip bir zaman içinde hak ve salahiyetlerden gereği
gibi faydalanmaz ve bu yüzden eser sahibinin menfaatleri esaslı surette
ihlal edilirse eser sahibi sözleşmeden cayabilir. Cayma hakkını kullanmak
istiyen eser sahibi sözleşmedeki hakların kullanılması için noter
vasıtasiyle diğer tarafa münasip bir mehil vermeye mecburdur. Hakkın
kullanılması, iktisap eden kimse için imkansız olur veya tarafından
reddedilir yahut bir mehil verilmesi halinde eser sahibinin menfaatleri
esaslı surette tehlikeye düşmekte ise mehil tayinine lüzum
yoktur. Verilen mehil neticesiz geçerse veya mehil tayinine lüzum yoksa
noter vasıtasiyle yapılacak ihbar ile cayma tamam olur. Cayma ihbarının
tebliğinden itibaren 4 hafta geçtikten sonra caymaya karşı itiraz davası
açılamaz. İktisap edenin mali hakkı kullanmamakta kusuru yoksa veya eser
sahibinin kusuru daha ağır ise hakkaniyet gerektiği hallerde iktisap eden,
münasip bir tazminat istiyebilir. Cayma hakkından önceden vazgeçme caiz
olmadığı gibi bu hakkın dermeyanını iki yıldan fazla bir süre
için meneden takyitler de hükümsüzdür.
VIII-
Hakkın eser sahibine avdeti:
Madde 59 - Eser sahibi veya
mirasçıları mali bir hakkı muayyen bir gaye zımmında yahut muayyen bir
süre için devretmişlerse gayenin ortadan kalkması veya sürenin geçmesiyle
ilgili hak, sahibine avdet eder. Bu hüküm, başkasına devrine sözleşme ile
müsaade edilmemiş olan mali bir hakkı iktisap eden kimsenin ölümü yahut
iflası halinde cari değildir; meğer ki, işin mahiyeti icabı, hakkın
kullanılması, iktisap edenin şahsına bağlı bulunsun. Muayyen bir
gaye zımmında veya muayyen bir süre için verilen ruhsatlar birinci fıkrada
sayılan hallerde son bulur.
B) Vazgeçme:
Madde
60 - Eser sahibi yahut mirasçıları, kendilerine kanunen tanınan mali
haklardan, önceden vakı tasarruflarını ihlal etmemek şartiyle, bir resmi
senet tanzimi ve bu hususun Resmi Gazete'de ilanı suretiyle
vazgeçebilirler. Vazgeçme, ilan tarihinden başlıyarak koruma süresinin
bitmesi halindeki hukuki neticeleri doğurur.
C) Haciz ve
rehin: I - Caiz olmıyan haller:
Madde 61 - İcra ve
İflas Kanununun 24 ve 30 uncu maddelerinin hükümleri mahfuz kalmak
şartiyle: 1. Eser sahibinin veya mirasçılardan birinin mülkiyeti
altında bulunan henüz alenileşmemiş bir eserin müsvedde veya
asılları; 2. Sinema eserleri hariç olmak üzere birinci bentte
zikredilen eserler üzerindeki mali haklar; 3. Eser sahibinin,
mali haklara dair hukuki muamelelerden doğan paradan gayrı
alacakları; Kanuni veya akdi bir rehin hakkının, cebri icranın
veya hapis hakkının konusu olamaz.
II- Caiz olan
haller:
Madde 62 - Aşağıdaki hükümler dairesinde: 1.
Alenileşmiş bir eserin müsveddesi veya aslı; 2. Yayımlanmış bir
eserin çoğaltılmış nüshaları; 3. Eser sahibinin korunmaya layık
olan manevi menfaatlerini ihlal etmemek şartiyle alenileşmiş bir eser
üzerindeki mali hakları; 4. Eser sahibinin mali haklara dair
hukuki muamelelerden doğan para alacakları; Kanuni veya akdi bir
rehin hakkının, cebri icranın yahut hapis hakkının konusunu teşkil
edebilir. Birinci fıkrada sayılan konulara dair rehin
sözleşmesinin muteber olması için yazılı şekilde yapılması lazımdır.
Sözleşmede rehin olarak verilenler ayrı ayrı
gösterilmelidir. Güzel sanat eserlerine ait kalıplar ve sair
çoğaltma vasıtaları, birinci fıkranın üçüncü bendinde yazılı mali haklar
üzerinde cebri icra tatbikı için lüzumlu görüldüğü nispette zilyed olan
kimselerden geçici olarak alınabilir. Mimarlık eserleri hariç
olmak üzere güzel sanat eserlerinin asılları ve eser sahibine yahut
mirasçılarına ait musiki, ilim ve edebiyat eserlerinin müsveddeleri,
birinci fıkranın üçüncü bendinde yazılı mali haklar üzerinde cebri icra
tatbikı için lüzumlu görüldüğü nispette zilyed olan kimselerden geçici
olarak alınabilir.
241O
Ç)
Miras:
I - Genel olarak:
Madde 63 - Bu Kanunun
tanıdığı mali haklar miras yolu ile intikal eder. Mali haklar üzerinde
ölüme bağlı tasarruflar yapılması caizdir.
II - Müşterek eser
sahiplerinden birinin ölümü:
Madde 64 - Eseri birlikte vücuda
getirenlerden biri, eserin tamamlanmasından yahut alenileşmesinden önce
ölürse hissesi, diğerleri arasında taksime uğrar. Bunlar, ölenin
mirasçılarına münasip bir bedel ödemekle mükelleftirler. Miktar üzerinde
uzlaşamazlarsa bunu mahkeme tayin eder. Eseri birlikte vücuda
getirenlerden biri eserin alenileşmesinden sonra ölürse diğerleri, ölenin
mirasçılariyle birliği devam ettirip ettirmemekte serbesttirler. Devama
karar vermeleri halinde, sağ kalan eser sahipleri mirasçılardan birliğe
karşı haklarının kullanılması hususunda bir temsilci tayinini talep
edebilirler. Devama karar verilmediği takdirde birinci fıkra
hükümleri uygulanır.
III - Mirasçıların birden fazla
oluşu:
Madde 65 - Eser sahibinin terekesinde bu kanunun
tanıdığı mali haklar mevcut olupta Medeni Kanunun 581 inci maddesi
uyarınca bir temsilci tayin edilmişse, temsilci, bu haklar
üzerinde yapacağı muameleler için mirasçıların kararını almaya
mecburdur.
BEŞiNCi
BÖLÜM Hukuk ve Ceza Davaları
A)
Hukuk davaları:
I - Tecavüzün ref'i davası:
1.
Genel olarak:
Madde 66 - Manevi ve mali hakları tecavüze
uğrıyan kimse tecavüz edene karşı tecavüzün ref'ini dava
edebilir. Tecavüz, hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir
işletmenin temsilcisi veya müstahdemleri tarafından yapılmışsa işletme
sahibi hakkında da dava açılabilir. Tecavüz edenin veya ikinci fıkrada
yazılı kimselerin kusuru şart değildir. Mahkeme, eser sahibinin manevi ve
mali haklarını, tecavüzün şümulünu, kusurun olup olmadığını, varsa
ağırlığını ve tecavüzün ref'i halinde tecavüz edenin düçar olması muhtemel
zararları takdir ederek halin icabına göre tecavüzün ref'i için lüzumlu
göreceği tedbirlerin tatbikına karar verir. (Ek: 7/6/1995 -
4110/19 md.) Eser sahibi, ikamet ettiği yerde de tecavüzün ref'i ve men
davası açabilir.
2. Manevi haklara tecavüz
halinde:
Madde 67 - Henüz alenileşmemiş bir eser, sahibinin
rızası olmaksızın veya arzusuna aykırı olarak umuma arzedildiği takdirde
tecavüzün ref'i davası, ancak umuma arz keyfiyetinin çoğaltılmış
nüshaların yayımlanması suretiyle vakı olması halinde açılabilir. Aynı
hüküm, esere, sahibinin arzusuna aykırı olarak adının konulduğu hallerde
de caridir. Eser üzerinde sahibinin adı hiç konulmamış veya
yanlış konulmuş yahut konulan ad iltibasa meydan verecek mahiyette olupta
eser sahibi 15 inci maddede zikredilen tesbit davasından başka tecavüzün
ref'ini talep etmişse, tecavüz eden gerek aslına, gerek tedavülde bulunan
çoğaltılmış nüshalar üzerine eser sahibinin adını derç etmeye mecburdur.
Masrafı tecavüz edene ait olmak üzere, hükmün en fazla 3 gazetede ilanı
talep edilebilir. 32, 33, 34, 35, 36, 39 ve 40 ıncı maddelerde sayılan
hallerde yanlış veya kifayetsiz kaynak tasrih edilmiş veyahut hiç kaynak
gösterilmemişse ikinci fıkra hükmü uygulanır. Eser haksız olarak
değiştirilmiş ise hak sahibi aşağıdaki taleplerde
bulunabilir:
1. Eser sahibi, eserin değiştirilmiş şekilde
çoğaltılmasının, yayım ve temsilinin, radyo ile yayımının
menedilmesini ve tecavüz edenin, tedavülde bulunan çoğaltılmış
nüshalardaki değişiklikleri düzeltmesini veya bunların eski haline
getirilmesini talep edebilir. Değişiklik, eserin, gazete, dergi veya radyo
ile yayımı sırasında yapılmışsa eser sahibi, masrafı tecavüz edene ait
olmak üzere, eseri değiştirilmiş şekilde yayımlamış olan bütün gazete,
dergi ve radyo idarelerinden değişikliğin ilan yolu ile düzeltilmesini
talep edebilir;
2. (Değişik: 7/6/1995 - 4110/20 md.) Güzel
sanat eserlerinde eser sahibi asıldaki değişikliğin kendisi tarafından
yapılmadığını veya eserdeki adının kaldırılmasını yahut değiştirilmesini
talep edebilir. Eski halin iadesi mümkün ise değişikliğin izalesi ammenin
veya malikin menfaatlerini esaslı surette haleldar etmiyorsa eser sahibi
eseri eski hale getirebilir.
3. Mali haklara tecavüz
halinde:
Madde 68 - (Değişik: 7/6/1995 - 4110/21
md.) Eser, hak sahibinin izni olmadan çevrilmiş, sözleşme dışı
veya sözleşmede belirtilen sayıdan fazla basılmış, diğer bir biçimde
işlenmiş ya da radyo ve televizyon ile yayınlanmış, temsil edilmişse; izni
alınmamış eser sahibi, rayiç bedel itibarıyla, uğradığı zararın en çok üç
katını isteyebilir. Bir eserden izinsiz çoğaltma yolu ile yarar
sağlanıyorsa ve çoğaltılan kopyaları satışa çıkarılmamışsa, eser
sahibi; çoğaltılmış kopyaların, çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri
araçların imhasını veya maliyet fiyatını aşmamak üzere çoğaltılmış
kopyaların ve çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri gereçlerin uygun
bir bedel karşılığında kendisine verilmesini ya da sözleşme olması
durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir. Bu
husus, izinsiz çoğaltma yoluna giden kişinin yasal sorumluluğunu ortadan
kaldırmaz. Bir eserin izinsiz çoğaltılan kopyaları satışa
çıkarılmışsa veya satış haksız bir tecavüz oluşturuyorsa, eser sahibi
tecavüz edenin elinde bulunan nüshalar hakkında ikinci fıkrada yazılı
şıklardan birini seçebilir. Bedel talebinde bulunan kişi, tecavüz edene
karşı onunla bir sözleşme yapmış olması halinde haiz olabileceği bütün hak
ve yetkileri ileri sürebilir.
II - Tecavüzün men'i
davası:
Madde 69 - Mali veya manevi haklarında tecavüz
tehlikesine maruz kalan eser sahibi muhtemel tecavüzün önlenmesini dava
edebilir. Vakı olan tecavüzün devam veya tekrarı muhtemel görülen hallerde
de aynı hüküm caridir. 66 ncı maddenin ikinci, üçüncü ve dördüncü
fıkralarının hükümleri burada da uygulanır.
III - Tazminat
davası:
Madde 70 - (Değişik birinci fıkra: 7/6/1995 -
4110/22 md.) Manevi hakları haleldar edilen kişi, uğradığı manevi zarara
karşılık manevi tazminat ödenmesi için dava açabilir. Mahkeme, bu para
yerine veya bunlara ek olarak başka bir manevi tazminat şekline de
hükmedebilir.
Mali hakları haleldar edilen kimse, tecavüz
edenin kusuru varsa haksız fiillere mütaallik hükümler dairesinde tazminat
talep edebilir.
Birinci ve ikinci fıkralardaki hallerde,
tecavüze uğrıyan kimse tazminattan başka temin edilen karın kendisine
verilmesini de istiyebilir. Bu halde 68 inci madde uyarınca talep edilen
bedel indirilir.
B) Ceza davaları: I -
Suçlar: 1. Manevi haklara tecavüz:
Madde 71 -
(Değişik: 1/11/1983-2936/11 md.) Bu Kanunun hükümlerine aykırı
olarak kasten: 1. Alenileşmiş olsun veya olmasın, eser sahibi
veya halefinin yazılı izni olmadan bir eseri umuma arz eden veya
yayımlayan, 2. Sahip veya halefinin yazılı izni olmadan, bir esere veya
çoğaltılmış nüshalarına ad koyan, 3. Başkasının eserini kendi
eseri veya kendisinin eserini başkasının eseri olarak gösteren veya 15
inci maddenin ikinci fıkrası hükmüne aykırı hareket eden, 4. 32, 33, 34,
35, 36, 37, 39 ve 40 ıncı maddelerdeki hallerde kaynak göstermeyen veya
yanlış yahut kifayetsiz veya aldatıcı kaynak gösteren, (Değişik:
7/6/1995 - 4110/23 md.) Kişiler hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis ve
300 milyon liradan 600 milyon liraya kadar ağır para cezasına
hükmolunur.
2. Mali haklara tecavüz:
Madde 72 -
(Değişik: 1/11/1983-2936/12 md.) Hak sahibinin yazılı izni
olmaksızın, bu Kanuna aykırı olarak kasten: 1. Bir eseri herhangi
bir şekilde işleyen, 2. Bir eseri herhangi bir şekilde
çoğaltan, 3. Bir eser veya işlenmelerinin kendi tarafından
çoğaltılmış nüshalarını satan veya satışa veyahut tedavüle arz
eden, 4. Bir eseri veya işlenmelerini temsil veya teşhir eden
yahut umumi yerlerde gösteren veya radyo yahut buna benzer vasıtalar ile
yayan, 5. (Ek: 7/6/1995 - 4110/24 md.) Bir eseri veya
işlenmelerini kiralayan, 6. (Ek: 7/6/1995 - 4110/24 md.) Eser
sahibinin izni olmadan yapılan nüshaları ithal eden, (Değişik:
7/6/1995 - 4110/24 md.) Kişiler hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis ve
300 milyon liradan 600 milyon liraya kadar ağır para cezasına
hükmolunur.
3. Diğer suçlar:
Madde 73 -
(Değişik: 1/11/1983-2936/13 md.) Kasten: 1. Bu Kanun
hükümlerine aykırı olarak çoğaltıldığını bildiği veya bilmesi icabettiği
bir eserin nüshalarını satışa çıkaran veya bunlardan umumi yerlerde temsil
veya radyo ile yayım maksadı ile yahut kar temini için diğer herhangi bir
suretle faydalanan; 2. Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak satışa
çıkarıldığını bildiğini veya bilmesi icap ettiği bir eserin nüshalarını
başkalarına satan veya bunlardan umumi yerlerde temsil veya radyo ile
yayım maksadıyla veya kar temini için herhangi bir surette
faydalanan; 3. Mevcut olmadığını veya üzerinde tasarruf
salahiyeti bulunmadığını bildiği veya bilmesi icabettiği mali hakkı veya
ruhsatı başkasına devreden veya veren yahut rehin eden veyahut herhangi
bir tasarrufun konusunu yapan; 4. Kendisine sözleşme veya Kanunla
müsaade edilen miktardan fazla nüsha çoğaltan veya
çoğalttıran; 5. (Ek: 7/6/1995 - 4110/25 md.) Bu Kanun hükümlerine
aykırı olarak çoğaltıldığını bildiği veya bilmesi icap ettiği bir eserin
nüshalarını ticari amaçla elinde bulunduran,
(Ek: 7/6/1995 -
4110/25 md.) Yegane amacı bir bilgisayar programını korumak için uygulanan
bir teknik aygıtın geçersiz kılınmasına veya izinsiz ortadan
kaldırılmasına yarayan herhangi bir teknik aracı ticari amaç için elinde
bulunduran veya dağıtan, (Değişik: 7/6/1995 - 4110/25 md.)
Kişiler hakkında üç aydan üç yıla kadar hapis ve 300 milyon liradan 600
milyon liraya kadar ağır para cezasına hükmolunur.
II -
Fail:
Madde 74 - 71, 72 ve 73 üncü maddelerde sayılan suçlar,
hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir işletmenin temsilcisi veya
müstahdemleri tarafından işlenmiş ise, suçun işlenmesine mani olmıyan
işletme sahibi veya müdürü yahut her hangi bir nam ve sıfatla olursa olsun
işletmeyi fiilen idare eden kimse de fail gibi cezalandırılır. Cezayi
mucip fiil işletme sahibi veya müdürü yahut işletmeyi fiilen idare eden
kimse tarafından emredilmiş ise bunlar fail gibi; temsilci veya müstahdem
ise, yardımcı gibi cezalandırılır. Temsil edilmesinin kanuna
aykırılığını bildiği bir eserin umuma gösterilmesi için karşılıklı veya
karşılıksız olarak bir mahalli tahsis eden veya böyle bir eserin
temsilinde vazife veya rol alan kimse, yardımcı olarak
cezalandırılır. Bir tüzelkişinin işleri çevrilirken 71, 72 ve 73
üncü maddelerde sayılan suçlardan biri işlenirse; masraf ve para
cezasından tüzelkişi diğer suçlularla birlikte müteselsilen
mesuldür. Ceza Kanununun 64, 65, 66 ve 67 nci maddelerinin
hükümleri mahfuzdur.
III - Kovuşturma:
Madde 75
- 71, 72 ve 73 üncü maddelerde sayılan suçlardan dolayı
kovuşturma şikayete bağlıdır. (Değişik:
1/11/1983-2936/14 md.) Tecavüze maruz kalan kimseden başka
şika- yete salahiyetli olanlar şunlardır: 1. 71 inci
maddenin dört numaralı bendinde belirtilen hallerde 35 inci madde
gereğince kaynak gösterme mükellefiyetine aykırı fiiller söz konusu ise,
Milli Eğitim ve Kültür ve Turizm Bakanlıkları veya tecavüz eden yahut
tecavüze maruz kalan kimsenin mensup olduğu meslek birliği, 2. 71
inci maddenin dört numaralı bendinde belirtilen hallerde 36 ncı madde
gereğince kaynak gösterme mükellefiyetine aykırı fiiller söz konusu ise,
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Basın - Yayın Genel Müdürlüğü ve Türk
basınını temsil eden kurumlar. Ceza davasının, fiilin icrasından itibaren
bir yıl içinde açılması gerekir. Bu Kanunun şümulüne giren suçlara
mütaallik işler Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 423 üncü maddesine giren
acele işlerdendir.
C)
Çeşitli hükümler:
I - Görev:
Madde 76 - Bu
Kanunun tanzim ettiği hukuki münasebetlerden doğan davalarda, dava olunan
şeyin miktarına ve kanunda gösterilen cezanın derecesine bakılmaksızın
görevli merci asliye mahkemesidir. Şahsi dava açılmışsa Ceza Muhakemeleri
Usulü Kanununun 358 inci maddesi uygulanır. Ceza davasiyle birlikte şahsi
hak da talep edilmişse beraet halinde, bu cihetlerin halli için evrak
hukuk mahkemesine re'sen havale olunur.
II - İhtiyati
tedbirler:
Madde 77 - Esaslı bir zararın veya ani bir
tehlikenin yahut emrivakilerin önlenmesi için yahut diğer her hangi bir
sebepten dolayı zaruri ve bu hususta ileri sürülen iddialar da kuvvetle
muhtemel görülürse, mahkeme, bu kanunla tanınmış olan hakları ihlal veya
tehdide maruz kalan kimsenin talebi üzerine, davanın açılmasından önce
veya sonra diğer tarafa bir işin yapılmasını veya yapılmamasını
emredebileceği gibi bir eserin çoğaltılmış nüshalarının veya hasven onu
imale yarıyan kalıp ve buna benzer sair çoğaltma vasıtalarının ihtiyati
tedbir yolu ile geçici olarak zaptına karar verebilir. Kararda emre
muhalefetin İcra ve İflas Kanununun 343 üncü maddesindeki cezai
neticeleri doğuracağı tasrih edilir.
III - Hükmün
ilanı:
Madde 78 - 67 nci maddenin ikinci fıkrasında yazılı
halden maada, haklı olan taraf, muhik bir sebep veya menfaati varsa,
masrafı diğer tarafa ait olmak üzere, kesinleşmiş olan kararın gazete veya
buna benzer vasıtalarla tamamen veya hulasa olarak ilan edilmesini talep
etmek hakkını haizdir. İlanın şekil ve muhtevası kararda tesbit edilir.
İlan hakkı, hükmün kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde kullanılmazsa
düşer.
IV - Zabıt, müsadere ve imha:
Madde 79 -
Bu Kanun hükümlerine göre imali veya yayımı cezayi mucip olan çoğaltılmış
nüshalarla bunları çoğaltmaya yarıyan kalıp ve buna benzer vasıtaların
zabıt, müsadere ve imhasında Ceza Kanununun 36 ncı maddesi hükümleriyle
Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 392, 393 ve 394 üncü maddeleri
uygulanır.
ALTINCI
BÖLÜM Çeşitli Hükümler
A) Komşu Haklar ve Tecavüzün Önlenmesi:
(1)
I - Eser sahibinin haklarına komşu
haklar:
Madde 80 - (Değişik: 7/6/1995 - 4110/26
md.) Eser sahibinin maddi-manevi haklarına halel getirmemek
şartıyla, fikir ve sanat eserlerini özgün bir biçimde icra eden,
yorumlayan, icracı sanatçılarla bir icrayı ya da sesleri
(1)
Bu bölüm alt başlığı ile madde başlığı 7/6/1995 tarih ve 4110 sayılı
Kanunun 26 ncı maddesi ile değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.
ilk defa tespit eden ses taşıyıcısı
yapımcıları ve radyo-televizyon kuruluşlarının, eser sahibinin haklarına
komşu hakları vardır. Bir icracı sanatçının icrasını tespit etme, bu
tespiti çoğaltma, kiralama, icranın telli-telsiz her türlü araçla
yayınlanması ya da temsili suretiyle faydalanma hakkı münhasıran icracı
sanatçıya aittir ve icracı sanatçının yazılı izni gereklidir.İcracı
sanatçılar bu haklarını uygun bir bedel karşılığında sözleşmeyle yapımcıya
devredebilirler. Temsil, bir orkestra, koro veya tiyatro grubu
tarafından icra edilirse, yalnız şefin izni yeterlidir. Sanatkar
veya grup; okuma, icra veya temsil için bir müteşebbis tarafından tutulmuş
ise, müteşebbisin de izninin alınması gereklidir. Bir kaydın doğrudan
doğruya ya da dolaylı olarak çoğaltılması, kiralanması, telli-telsiz her
türlü araçla yayınlanması ya da kamuya açık yerlerde temsili suretiyle o
kayıttan faydalanma hakkı münhasıran yapımcıya aittir ve yapımcının yazılı
izni gereklidir. Radyo-televizyon kuruluşlarının yazılı izni
olmaksızın, hiçbir kişi veya kuruluş, yapılan yayınların bütününü veya bir
kısmını çoğaltamaz, telli-telsiz her türlü araçla tekrar yayınlayamaz,
girişi ücrete tabi yerlerde gösteremez. Aşağıda belirtilen
hallerde komşu hak sabininin yazılı izni gerekli değildir. 1.
Fikir ve sanat eserlerinin kamu düzeni, eğitim-öğretim, bilimsel araştırma
veya röpartaj amacıyla ve kazanç amacı güdülmeksizin icra edilmesi ve
kamuya arzı, 2. Fikir ve sanat eserleriyle radyo-televizyon
programlarının yayınlanma ve kar amacı güdülmeksizin şahsen kullanmaya
mahsus çoğaltılması, 3.Radyo-televizyon kuruluşlarının kendi olanaklarıyla
kendi yayınları için yaptıkları geçici tespitler,
4. Bu
Kanunun 30 uncu, 32 nci, 34 üncü, 35 inci, 43 üncü, 46 ncı ve 47 nci
maddelerinde belirtilen haller. Ancak bu uygulama, hak sahibinin meşru
menfaatlerine haklı bir sebep ol- madan zarar veremez yada
eserden normal yararlanmaya aykırı olamaz. Sanatçılar, koro ve
orkestralarda şef ve solistler, tiyatro gruplarında şeflik eden veya
başrol alan aktörler işaret, resim ve ses nakline yarayan vasıtalarda
adlarının belirtilmesini isteyebilirler. Komşu hak sahipleri de
eser sahipleri gibi, tecavüzün ref'i, tecavüzün men'i ve tazminat davası
haklarından faydalanabilirler. Bu maddede belirtilen yazılı izni
almadan birkomşu hak sahibinin haklarına tecavüz edenler hakkında üç aydan
bir yıla kadar hapis, 300 milyon liradan 600 milyon liraya kadar ağır para
cezasına hükmolunur. II - Fikri haklara tecavüzün önlenmesi:
(1)
Madde 81 - (Değişik: 7/6/1995 - 4110/27 md.) Bir
eserin çoğaltılabilmesi için basımevi, yapımevi veya dolum tesisine, eser
sahibi veya hak sahibi olunduğunun noter tasdikli ve 52 nci maddeye uygun
sözleşme veya yetki belgesi ile kanıtlanması gerekir. Eseri çoğaltanlar
Maliye Bakanlığından, tasdikli sipariş fişi ve irsaliyesi doldurmak ve
bunları fatura ile göstermek zorundadırlar. Süreli olmayan yayınlara,
Kültür Bakanlığından alınacak bandrolün yapıştırılması zorunludur. Bandrol
alabilmek için birinci fıkrada sayılan belgelerin ibrazı gerekir. Bu ibraz
üzerine, başka bir işleme gerek olmaksızın onbeş gün içinde bondrol
verilir. Belge alınmasıyla ilgili esas ve usuller, Kültür Bakanlığınca
hazırlanacak yönetmelikle belirlenir.
(1) Bu madde başlığı
7/6/1995 tarih ve 4110 sayılı Kanunun 27 nci maddesi ile değiştirilmiş ve
metne işlenmiştir.
Fikir ve sanat eserleri sahiplerinin ve
hak sahiplerinin mali veya komşu haklarının hak sahibi dışındaki kişiler
tarafından izinsiz olarak kullanılması halinde, eser ve mali hak
sahiplerinin ya da yetkili Meslek Birliğinin başvurması üzerine, tecavüzün
gerçekleştiği veya sonuçlarının meydana geldiği yerin Cumhuriyet
Başsavcılığı; yetkili yargıçtan, usulsüz çoğaltılmış ya da temsil edilmiş
eser nüshalarının toplatılmasını ve bu konuda kullanılan teknik araçların
mühürlenmesini talep edebilir. Gecikmesinde sakınca bulunan
hallerde Cumhuriyet Başsavcısı, üç gün içinde yetkili yargıcın onayına
sunulmak üzere toplatma ve mühürleme kararını resen
verebilir. Hak sahipleri haklarını kanıtlayan belgelerle
birlikte, suçun dava zamanaşımı süresi içinde kalmak koşulu ile tecavüzü
ve faili öğrendikleri tarihten itibaren altı ay içinde Cumhuriyet
Başsavcılığına başvuruda bulunabilirler. Bu suçla ilgili olarak
3005 sayılı Meşhud Suçların Muhakeme Usulu Kanunu hükümleri
uygulanır. Bu maddede belirtilen yazılı izinleri ve bandrolü
almadan işaret, resim ve ses tekrarına yarayan alet veya yöntemlerle
eserleri çoğaltan veya yayanlar hakkında, üç aydan bir yıla kadar hapis ve
300 milyon liradan 600 milyon liraya kadar ağır para cezasına
hükmolunur. III. Komşu hakların kapsamı ve süreleri:
(1)
Madde 82 - (Değişik: 7/6/1995 - 4110/28 md.) Bu
Kanunun icracı sanatçılarla ilgili hükümleri; 1. Türkiye
Cumhuriyeti vatandaşı olan, 2. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı
olmamakla birlikte; İcraları, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde
gerçekleştirilen, bu Kanun hükümlerinin uygulandığı ses taşıyıcılarına
dahil edilen ve bir ses taşıyıcısına tespit edilmemiş ancak bu Kanun
hükümlerinin uygulandığı radyo-televizyon yayınlarıyla
yayınlanan,
(1) Bu madde başlığı 7/6/1995 tarih ve 4110
sayılı Kanunun 28 inci maddesi ile değiştirilmiş ve metne
işlenmiştir.
2418 - 1
İcracı sanatçılara
uygulanır. Bu Kanunun ses taşıyıcıları ile ilgili
hükümleri; 1. Yapımcıları Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı
olan, 2. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde bulunan, Ses
taşıyıcılarına uygulanır.
Bu Kanunun radyo-televizyon
yayınlarıyla ilgili hükümleri; 1. Merkezleri Türkiye Cumhuriyeti
sınırları içinde olan, 2. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içindeki
yansıtıcı ile yayınlanan, Radyo-televizyon programlarına
uygulanır.
Bu Kanunun komşu haklarla ilgili hükümleri,
Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu bir uluslararası andlaşma hükümlerine
göre korunan icracı sanatçılara, yapımcılara ve radyo-televizyon
kuruluşlarına da uygulanır. İcracı sanatçıların hakları, icranın
tesbitinin ilk yayınlandığı tarihten başlayarak, 70 yıl devam eder. İcra
yayınlanmamışsa bu süre, icranın ilk aleniyet kazanmasıyla
başlar. Yapımcıların hakları, ses taşıyıcılarının ilk
yayınlandığı tarihten başlayarak 70 yıl devam
eder. Radyo-televizyon kuruluşlarının hakları, programın ilk
yayınlandığı tarihten başlayarak 70 yıl devam eder.
B) Haksız
rekabet: I - Ad ve alametler:
Madde 83 - Bir eserin
ad ve alametleri ile çoğaltılmış nüshaların şekilleri, iltibasa meydan
verebilecek surette diğer bir eserde veya çoğaltılmış nüshalarında
kullanılamaz. 1 inci fıkra hükmü umumen kullanılan ve ayırt edici
bir vasfı bulunmıyan ad, alamet ve dış şekiller hakkında
uygulanmaz. Bu maddenin uygulanması kanunun 1 inci, 2 nci ve 3
üncü bölümlerindeki şartların tahakkukuna bağlı değildir. Basın
Kanununun 14 üncü maddesinin mevkute adları hakkındaki hükmü
mahfuzdur. Tecavüz eden tacir olmasa bile, birinci fıkra hükmüne
aykırı hareket edenler hakkında haksız rekabete mütaallik hükümler
uygulanır.
2418 - 2 II - İşaret, resim ve
ses:
Madde 84 - Bir işareti, resim veya sesi, bunları nakle
yarıyan bir alet üzerine tesbit eden veya ticari maksatlarla haklı olarak
çoğaltan yahut yayan kimse, aynı işaretin, resmin veya sesin 3 üncü bir
kişi tarafından aynı vasıtadan faydalanılmak suretiyle çoğaltılmasını veya
yayımlanmasını menedebilir. Tevacüz eden tacir olmasa bile
birinci fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında haksız rekabete
mütaallik hükümler uygulanır. Eser mahiyetinde olmıyan her nevi
fotoğraflar, benzer usullerle tesbit edilen resimler ve sinema mahsulleri
hakkında da bu madde hükmü uygulanır.
C)
Mektuplar:
Madde 85 - Eser mahiyetinde olmasa bile, mektup,
hatıra ve buna benzer yazılar yazanların ve bunlar ölmüş ise 19 uncu
maddenin birinci fıkrasında yazılı kimselerin muvafakati olmadan
yayınlanamaz. Meğer ki, yazanın ölümünden itibaren on yıl geçmiş
bulunsun. Mektuplar birinci fıkradaki şartlardan başka muhatap
veya muhatap ölmüş ise 19 uncu maddenin birinci fıkrasında yazılı
kimselerin muvafakati olmadan yayımlanamaz; meğer ki, muhatabın ölümünden
itibaren 10 yıl geçmiş bulunsun. Yukardaki hükümlere aykırı
hareket edenler hakkında Borçlar Kanununun 49 uncu maddesi ve Ceza
Kanununun 197 ve 199 uncu maddeleri hükümleri uygulanır. Birinci ve
ikinci fıkra hükümlerine göre yayımın caiz olduğu hallerde de Medeni
Kanunun 24 üncü maddesi hükmü mahfuzdur.
D) Resim ve
portreler: I - Genel olarak:
Madde 86 - Eser
mahiyetinde olmasalar bile, resim ve portreler tasvir edilenin, tasvir
edilen ölmüşse 19 uncu maddenin birinci fıkrasında sayılanların muvafakati
olmadan tasvir edilenin ölümünden 10 yıl geçmedikçe, teşhir veya diğer
suretlerle umuma arzedilemez.
Birinci fıkradaki muvafakatin
alınması: 1. Memleketin siyasi ve içtimai hayatında rol oynıyan
kimselerin resimleri; 2. Tasvir edilen kimselerin iştirak ettiği geçit
resmi veya resmi tören yahut genel toplantıları gösteren
resimler; 3. Günlük hadiselere mütaallik resimlerle radyo ve
filim haberleri; için şart değildir. Birinci fıkra hükmüne aykırı
hareket edenler hakkında Borçlar Kanununun 49 uncu maddesi ile Türk Ceza
Kanununun 197 ve 199 uncu maddeleri hükümleri uygulanır. Birinci
ve ikinci fıkra hükümlerine göre yayımın caiz olduğu hallerde de Medeni
Kanunun 24 üncü maddesinin hükmü mahfuzdur.
II-
İstisnalar:
Madde 87 - Aksi kararlaştırılmamış ise, bir
kimsenin sipariş üzerine yapılan resim veya portresinden, sipariş veren
veya tasvir edilen ve yahut bunların mirasçıları fotoğraf
aldırtabilir. Bu hüküm baskı usulü ile yapılan portre ve resimler
hakkında cari değildir. Şu kadar ki, bu suretle vücuda getirilen resim ve
portrelerin birinci fıkrada sayılanlar için tedariki mümkün olmaz veya
nispeten büyük güçlüğu mucip olursa bunların da fotoğrafları
aldırılabilir.
2418 - 3 E) Kanunlar
ihtilafı:
Madde 88 - Bu Kanun hükümleri: 1. Eser
sahibinin vatandaşlığı gözetilmeksizin Türkiye'de ilk defa umuma arzedilen
ve Türkiye'de bulunupta henüz umuma arzedilmemiş olan bütün eserlerle
Türkiye'de bulunan bütün mektup ve resimlere; 2. Türk
vatandaşlarının henüz umuma arzedilmemiş yahut ilk defa Türkiye dışında
umuma arzedilmiş bütün eserlerine; 3. Türkiye Cumhuriyetinin
bağlı bulunduğu milletlerarası bir andlaşmada uygun hükümler bulunmak
şartiyle yabancıların henüz umuma arzedilmemiş veya ilk defa Türkiye
dışında umuma arzedilmiş bütün eserlerine; uygulanır. Eser
sahibinin mensup bulunduğu devletin; Türk eser sahiplerinin haklarını kafi
derecede koruması veya milletlerarası bir andlaşmanın yabancı eser
sahiplerine taallük eden hususlarda istisna ve tahditlere cevaz vermesi
hallerinde Bakanlar Kurulunca bu maddenin birinci ve üçüncü bentleri
hükümlerinden istisnalar yapılması kararlaştırılabilir.
Ek
Madde 1 - (1/11/1983 - 2936 sayılı Kanunun 18 inci maddesi hükmü
olup ek maddeye çevrilerek teselsül için
numaralandırılmıştır.) Bu Kanuna göre çıkarılacak tüzük ve
yönetmelikler 6 ay içinde hazırlanır ve Resmi Gazetede
yayımlanır.
Ek Madde 2 - (Ek: 7/6/1995 - 4110/29
md.) Bu Kanundaki koruma süreleri komşu haklar, sinema eserleri,
bilgisayar programları ve veri tabanları bakımından, Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten sonra alenileşen eserlere, işlenmelere ve mahsullere
uygulanır. Bu Kanunun sinema eseri sahipliği ile ilgili hükümleri, bu
Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapımına başlanan sinema eserlerine
uygulanır.
Ek Madde 3 - (Ek: 7/6/1995 - 4110/30
md.) Komşu Haklara ilişkin uygulamalar hakkındaki esaslar,
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içerisinde çıkarılacak
yönetmelikle belirlenir. F) Geçici hükümler: I - İntikal
hükümleri: 1. Genel olarak:
Geçici Madde 1 -
Aşağıdaki maddelerde aksi tayin edilmemiş ise bu kanun hükümleri,
yürürlükten önce ilk defa memleket içinde umuma arz yahut sicile kayıt
edilmiş eserlere de uygulanır. Eser veya mahsulün 8 Mayıs 1326 tarihli
Hakkı Telif Kanunu hükümlerine dahil olup olmaması durumu
değiştirmez.
2418 - 4
Bu Kanunun yürürlüğe
girmesinden önce alenileşmiş eserlere mütaallik koruma süreleri bu kanuna
göre hesap edilir. Mevzuat ve sözleşmelerde kullanılan hakkı telif, telif
hakları, edebi mülkiyet, güzel sanatlar mülkiyeti ve buna benzer
tabirlerden bu kanunun benzer hal- lerde tanıdığı hak ve
salahiyetler anlaşılır.
Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce
eser üzerindeki haklar veya bunların kullanılışı tamamen veya kısmen başka
birine bırakılmışsa bu kanunla eser sahibine tanınan yeni ve daha geniş
hak ve salahiyetler de devredilmiş sayılmaz. Aynı hüküm koruma süresinin
eskisine nispetle daha uzun olması haline veya eski kanunun korunmadığı
eser ve mahsullere de uygulanır.
2. Müktesep hakların
korunması:
Geçici Madde 2 - Eski kanundaki süreler daha
uzunsa bu kanunun yayımlanmasından önce yayımlanan eserler hakkında o
süreler cereyan eder. Bu Kanunun yayımlanmasından önce bir eserin haklı
olarak yapılan bir tercüme veya işlenmesi yayımlanmış ise tercüme eden
veya işliyenin eski kanun hükümlerine göre iktisap ettiği hak ve
salahiyetlere halel gelmez. Eski kanun hükümlerine göre caiz
olupta bu kanunla menedilen bir tercümenin yayımlanmasına, bu
kanunun yürürlüğe girmesi tarihinden evvel başlanılmış bulunursa,
yayımlanma tamamlanabilir. Şu kadar ki, bu yayımlanma müddeti bir seneyi
geçemez. Aynı hüküm umumi mahallerde temsil edilmek üzere bu nevi temsil
müesseselerine teslim edilen tercüme eserler hakkında da tatbik
edilir. Eski kanun hükümlerine göre caiz olupta bu kanunla
menedilen bir çoğaltmaya, bu kanunun yayımlanması tarihinde başlanılmış
bulunursa çoğaltılma tamamlanabilir ve çoğaltılmış nüshalar
yayımlanabilir. Bu Kanunun yürürlüğe girmesi zamanında mevcut
olupta eski kanun hükümlerine göre çoğaltılması caiz olan nüshaların
yayımlanmasına devam edilebilir. Aynı hüküm, işaret, resim ve ses nakline
yarıyan aletlerle güzel sanat eserlerinin çoğaltılmasına yarıyan kalıp ve
buna benzer vasıtalar hakkında da uygulanır. Yukarki fıkranın
tanıdığı salahiyeti kullanmak istiyen kimse kanunun yürür lüğe girmesinden
itibaren 6 ay içinde bu nüsha ve aletleri salahiyetli makama bildirerek
mühürletmeye mecburdur. Gerekirse teferruat bir yönetmelikle tayin
olunabilir.
Geçici Madde 3 - (Ek: 1/11/1983-2936/17
md.) Meslek birliklerinin ve federasyonunun, ilk genel kurul
toplantılarını yapmaları için tüzükte öngörülen üye sayısını tamamlayıp,
seçimleri yapılıncaya kadar mecburi organların başkan ve üyeleri Kültür ve
Turizm Bakanlığının önerisi üzerine, Bakanlar Kurulu Kararı ile
belirlenir.
Geçici Madde 4 - (Ek: 1/11/1983 - 2936/17
md.) 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 43 üncü
maddesine göre çıkarılmış olan 15/3/1980 tarih ve 8/423 sayılı Bakanlar
Kurulu kararnamesi ve bu kararnameye göre çıkarılacak ücret tarifesi,
15/3/1980 tarihinden geçerli olmak üzere 31/12/1985 tarihine kadar
uygulanır. Bakanlar Kurulu Kararnamesine göre çıkarılacak ücret
tarifesi gereğince, yetki belgesiyle meslek birliğine devredilen eserler
için ödemeler, hak sahiplerine dağıtılmak üzere ilgili meslek birliğine;
diğer hallerde doğrudan mali hak sahiplerine yapılır. Bu ödemeler Türkiye
Radyo - Televizyon Kurumunca en geç 31/12/1985 tarihine kadar yerine
getirilir. Meslek birliği, Türkiye Radyo - Televizyon Kurumu
tarafından verilen bordro üzerinden kendi hissesini mahsup ederek,
bakiyesini kendisine yapılan ödemeyi takip eden iki yıl içinde üyesi olan
hak sahiplerine öder. İki yıl içinde üyelerce talep olunmayan
ücretler, 44 üncü maddeye göre Kültür ve Turizm Bakanlığı adına bir milli
bankada açılacak özel hesaba yatırılır.
2418 -
5
Geçici Madde 5 - (Ek:7/6/1995 - 4110/31
md.) Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş olan meslek
birlikleri, tip statülerin yayımından itibaren bir yıl içinde Kültür
Bakanlığının gözetiminde, Kanunun ilgili hükümleri ve tip statü ilkeleri
doğrultusunda yeni meslek birliklerine dönüştürülürler ve bu süre içinde
yapacakları genel kurul toplantısı ile yeni organlarını
oluştururlar. Birinci fıkra hükümlerine uymayan meslek
birlikleri, birinci yılın sonunda kendiliğinden dağılmış
sayılır.
II - Kaldırılan hükümler:
Madde 89 - 8
Mayıs 1326 tarihli Hakkı Telif Kanuniyle diğer kanunların bu kanuna aykırı
hükümleri kaldırılmıştır. G) Son hükümler: I - Kanunun
yürürlüğe girmesi:
Madde 90 - Bu Kanunun 42 ve 43 üncü
maddeleri hükümleri kanunun yayımı tarihinden itibaren, diğer hükümleri 1
Ocak 1952 tarihinde yürürlüğe girer.
II - Kanunun
yürütülmesine memur makam:
Madde 91 - Bu Kanunun hükümlerini
Bakanlar Kurulu yürütür.
|